SİSLİ BEYİN

Koronovirüs iki seneyi aşkındır hayatımızın merkezinde. Tüm dünyada ve ülkemizde ekonomik, sosyal, psikolojik ve kültürel etkiler elbette ki pek çok açıdan ele alınmış ve alınacaktır da ancak insan sağlığına hem akut hem de kronik etkilerini görünen o ki çok daha uzun seneler konuşup araştırmaya devam edeceğiz. Kardiyolojik, endokronojik etkileri bir kenara gizli tehlike olmaktan çıkıp etkisini yoğun bir şekilde nörolojik olarak hissettirmeye başladı. Sedanter yaşamın covid ile beraber özellikle evlere kapandığımız dönemde pek çok sorunu ile karşılaştık. İnsan beyni uzun süre meşgul edilmediği takdirde veya bir patolojik olgu nedeniyle işlev kaybına uğradığında, bu uyarı eksikliklerine karşı bir çeşit uyuşukluk ya da beklemeye alma haline geçer. Literatüre “Beyin Sisi” olarak giren bu terim odaklanamama, unutkanlık, uykuya dalma süresinin artması takiben kalitesiz uyku, mutsuz duygu durum ve karamsar düşünce gibi problemler ile kendini gösteriyor.

Şu an, neden bazı insanların beyin sisi geliştirip, bazılarının geliştirmediğine dair bir mutabakat olmasa da koronavirüsün, belirli beyin hücrelerine doğrudan saldırıp beyin kan akımını azaltması veya beyinde, beyin hücrelerine zarar verebilecek bağışıklık moleküllerini uyarmasının söz konusu olabileceği düşünülmektedir. Ağır Covid-19 vakaları özellikle hastanede yatış olan hastalarda, hastalığı hafif geçirenlere göre nörolojik semptomlar geliştirmek için daha yüksek risk altında görünmektedir. Direkt olarak sebep şudur demek güç olsa da başta B,D Vitamini ve Mg eksikliği, tiroid hormonlarındaki sorun, günümüz şehir insanının problemi geçirgen bağırsak, kronik toksin yükü ve metilasyon ajanlarının bozukluğu en büyük etki kaynaklarıdır.

Her ne kadar sonucu antidepresan grupları başta olmak üzere ilaç kullanımına bağlansa da bu durum aslında bir hastalık değil. Beyin Sisi ile mücadele kişinin kendi yapacağı hatırlatıcı kurmak, planlayıcı kullanmak , odaklanma ve eksikliğe yönelik takiviye al basit önemler Önemli işlerinizi daha küçük adımlara bölün ve mutlaka not alın. Beslenmede glüten, şeker ve süt ürünlerinden uzak durmak fermente gıda tüketmemek ve yoğun omega kullanımı da şikayetleri azaltmada etkili olacaktır.

Pandemi ne zaman son bulur bilinmese de bu dönemin nörolojik ve psikolojik olarak sağlıklı idamesi ve sonlanması için mutlididipliner çalışmalara daha çok ihtiyaç olduğu aşikardır.