Cildimizi ne kadar tanıyoruz?
Cilt bakımında doğru danışmanlık sunmak için deriyi, cilt tiplerini ve durumlarını iyi analiz etmek gerekir.
Danışanlarımıza doğru analizlere dayanarak, cilt tiplerine uygun dermokozmetik ürün önerisinde bulunmak biz eczacıların sorumlulukları arasındadır.
Cilt tipleri genetik olup, 4 temel başlık altında incelenebilir. Bunlar kuru cilt, normal cilt, karma ve yağlı cilt şeklindedir. Cilt tiplerinin belirlenmesinde bazı parametreler göz önünde bulundurulmaktadır. Ciltten salgılanan sebum miktarı, gözenek büyüklükleri, ciltte gözlenen parlamalar, siyah nokta, pullanma, akne gibi problemler gözlemsel parametrelerdendir.
Cilt tiplerini yakından incelememiz gerekirse;
Kuru cilt:
Kuru derinin stratum corneumunda nem yoktur. Su deriye esneklik veren temel ögedir, stratum corneumdaki su miktarı az olduğunda deride çatlak ve yarıklar oluşur. Permeabilite bariyerinde bir zayıflama olduğunda deriden çok miktarda su buharlaşarak atmosfere katılır, buna bağlı olarak ortaya çıkan trans epidermal su kaybı (TESK) derinin kurumasına yol açar.
Sebum üretimi derinin transepidermal su kaybını önlemeye yardımcı olmaktadır. Sebum üretimindeki azlık cilt yapısının kuru olmasına zemin hazırlasa da kuru cilt tipini belirleyen tek faktör değildir.
Kuru cilde sahip olan bireyin fiziksel özellikleri arasında; donuk ve mat görünüm, pullanma, gerginlik hissi, görülemeyecek kadar küçük gözenekler sayılabilir. Kuru cilt yapısına sahip bireylerde cilt kırışıklıklara daha fazla eğilim gösterdiği için zamanından önce yaşlanma belirtileri ortaya çıkabilmektedir.
Karma cilt:
İki temel karma cilt tipi vardır; Yılın belirli zamanlarında yağlı, diğer dönemlerinde kuru olan cilt tipi; Yüzün T bölgesinde yağlı, diğer bölgelerinde kuru olan cilt tipi.
Mevsimsel etkilere göre yağlı ya da kuru olabilen karma cilt tipinde, ortamdaki nem miktarına bağlı olarak transepidermal su kaybındaki artış ya da azalışlar rol oynamaktadır. Bu cilt tipi mevsimsel değişikliklerden ve ortam koşullarından en fazla etkilenen cilt tipi olarak kabul edilebilir.
T bölgesinin yağlı, diğer bölgelerin kuru olduğu cilt tipinde ise yağlı bölgelerde TESK azdır. Bu cilt tipi genellikle orta yaşta hormon aktiviteleri değişinceye kadar değişmeden kalabilmektedir.
Normal Cilt:
Normal cilt tipinde sebum salgılanması bazal düzeyde ve cilt bariyerinde transepidermal su kaybı normal durumdadır.
Yağlı cilt:
Bu cilt tipinde cilt yüzeyine aşırı sebum salgılanması söz konusudur. Genetik özellikler, hormonlar, yaşam biçimi cildin yağlı olmasını sağlayan temel faktörlerdendir.
Yağlı cilt tipine sahip bireylerde görülen temel fiziksel özellikler;
Açık gözenekler, parlak bir görüntü, siyah noktalar, sivilce eğilimi, bulanık cilt rengi şeklindedir.
Cilt durumları ise; çevresel, dönemsel faktörlerle değişebilir; nemsiz cilt, hassas/alerji/toleranssız cilt, sivilceli cilt, lekeli cilt gibi sınıflara ayrılmaktadır. Cilt durumları tedavi edilebilir ve zaman zaman değişiklik gösterebilir.
Doğru danışmanlık verebilmek adına bireyin cilt analizinin doğru yapılması, cilt tipinin doğru belirlenmesi, cilt durumlarına yönelik fiziksel bulguların doğru değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu da ancak danışanlardan gelen şikayetler ile fiziksel gözlem arasındaki farklar ve ortak noktalar doğrultusunda gerçekleşebilir.
Örneğin; cildinin kuru olduğunu düşünen bir birey, aynı zamanda geniş gözenek görüntüsüne sahip olabilir, bu da cildin kuru olduğunu değil nemsiz olduğunu gösterir. Bu noktada doğru yönlendirme ve bilgilendirme ile bireye, nemsizlik problemini tedavi etmeye yönelik dermokozmetik ürünler önerebilir, cilt tipi hakkında bilgilendirme yapabiliriz.
Cilt tipleri ve cilt durumları hakkında yeterli bilgi sahibi olmak, aralarındaki temel farkları doğru analiz edebilmek cilt bakımının temelini oluşturur. Dolayısıyla doğru danışmanlık sağlayabilmek adına bu bilgilere hakim olmak dermokozmetik alanında aktif rol alan biz eczacılar için oldukça önemlidir.


